Bakan
Ömer Dinçer toplantıda yaptığı konuşmada, deprem haberini aldıklarında hemen gittikleri Van'da evlerin yıkıldığı, insanların enkaz altında olduğu, yakınlarının binaların etrafında çaresizce beklediği bir ortamla karşılaştıklarını anlattı. Bakan Dinçer, "Bir kişi çıkmalı ve 'Nereden başlayacağız?' demeliydi. Bizim gidişimiz de o anlamda bir gidiş olmuştu" dedi. O ortamda iktisadi hayatın bittiğini, esnafın çalışamadığını, ekmek dahi üretilemediğini, hayata dair hiçbir sosyal emare kalmadığını aktaran Bakan Dinçer, "O zaman düşünmüştüm ki, Van'da hayata yeniden tutunmanın, işe başlama noktası olmanın yegane adımı eğitimden geçer.
Şayet çocuklarımızı okullara koyabilirsek, öğretmenler çocuklara sahip çıkabilirse, veliler çocukları okula getirip götürürse, iktisadi hayatın canlanmasını beklemeden, sosyal hayatın canlanmasını beklemeden belki bu şekilde hayata Van'ı yeniden tutundurabiliriz diye düşünüyordum" şeklinde konuştu. Bunun için yoğun çalışmalarla okulların tamir ve bakımını yaptırmaya başladıklarını, depremden 1-1,5 ay sonra eğitime başlamayı planladıklarını söyleyen Bakan Dinçer, ikinci depremin Van için daha büyük bir yıkım oluşturduğunu kaydetti.
Birinci depremin ardından 44 civarında okul kullanılmaz hale gelmişken, ikinci depremden sonra bu sayının 159'a çıktığını ifade eden Bakan Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Belki siz medyada, orada birtakım eksiklikleri dile getirerek gösteri yapan birkaç öğretmeni gördünüz. Ama Van'ı ayakta tutan bizim öğretmenlerimizdi. Depremden hemen sonra yüzlerce, binlerce öğretmenimiz Van'da ihtiyaç duyulan her türlü sosyal hizmet alanında gönüllü olarak çalışma yaptılar. Onların yaptığı bu fedakarlığı da unutmak mümkün olmayacak. Bu vesileyle çaba sarf eden öğretmenlerimize, orayı terk edip gitmeden, soğuğa, çaresizliğe rağmen kalan öğretmenlere teşekkür ediyorum."
Öğretmenlere destek olmak üzere ilk kurulan çadır ve sonrasında konteynerlerin öğretmenlere tahsis edildiğini, sonrasında da yeni yapılmış binalarda 48 dairenin öğretmenlere verildiğini kaydeden Bakan Dinçer, yeni kurulan 30 bine yakın konteynerle birlikte yeni şehir ve mahalleler oluşturulduğunu, bunların yanında 5-6 civarında prefabrike okul binasının hizmete sunulduğunu, 8-10 bin konutluk kalıcı inşaat için faaliyete geçildiğini, 30 bin civarında konut yapmak üzere projelerin tamamlandığını, kaybedilen okullar yerine ikame edilecek projelerin de tasarlandığını ve tamamlandığını anlattı.